Laz Enstitüsü, 2013-2020 Seçmeli Lazca Dersi raporunu yayımladı

Rapor, seçmeli derslerin uygulanmasındaki eksikliklerin giderilmesinin, derslerin ulaşması gereken kitleye erişebilmesi için şart olduğuna dikkat çekiyor. Lazca, Unesco Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre “kesinlikle tehlike altında” statüsünde bulunuyor.

Seçmeli Lazca Dersi raporunda, öğrenciler, öğretmenler, veliler, okul idareleri ve aktivistlerin derslere yönelik tutumları inceleniyor. Birebir görüşmeler ile hazırlanan rapor, ders açma ve seçme süreçleriyle ders ve materyallerin değerlendirilmesini ve derslerin sürekliliği için önerileri ele alıyor.

Lazca dersleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında, 2013’ten itibaren okullarda seçmeli olarak sunulmaya başlanmıştı. Farklı yıllarda Artvin’in Arhavi, Borçka ve Hopa, Rize’nin Ardeşen, Fındıklı ve Pazar ilçeleri ve İstanbul Beykoz’da ortaokul öğrencileri haftada ikişer saatlik derslerden yararlandı.

2013-2014’te 65 olan toplam öğrenci sayısı, sonraki yıl 214’e yükseldi. Sonrasında öğrenci sayıları değişen grafikler çizerken, 2017-2018 ve 2019-2020 eğitim yıllarında ise hiç Lazca dersi açılmadı.

Öğrenci ve öğretmenler Lazca derslere olumlu bakıyor

Rapora göre, öğrenciler ve öğretmenlerin genel olarak Lazca derslere bakışı olumlu; veliler ve okul müdürlerinin tutumları ise değişken.

Raporda seçmeli derslerin, Lazcanın ayrı bir dil olduğuna dair öğrencilere bilinç kazandırdığının altı çiziliyor. Dersler aynı zamanda Lazcanın toplum gözünde daha kabul edilebilir bir hale gelmesine yardımcı oluyor. Lazcaya yönelik genel tutumun olumlu olması da, Lazcayı yaşatmaya yönelik yapılabilecek diğer çalışmaların etkili olabileceğine dair bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Derslerin açılma sürecinde önemli bir adımın, öğretmenlerin, sınıflarda Lazca derslerin tanıtımını yapması olduğu belirtiliyor. Hem öğrenciler, hem de veliler öğretmenlerin gönüllü çabaları sayesinde dersler hakkında bilgi sahibi oluyor; bu da sınıf açılmasını kolaylaştırıyor.

Birçok okulda ise sınıfların seçmeli ders saatinde bölünebilmesi için gerekli şartlar bulunmuyor. Sınıflar bölünemediğinde dersler ancak sınıf çoğunluğunun isteğiyle açılabiliyor. Okullarda seçmeli ders odalarının olmasının, Lazca dersi almak isteyen öğrencilere imkan sağlayabileceği belirtiliyor.

Dilin önemi aktarılmalı, veliler bilinçlendirilmeli

Seçmeli dersleri destekleyen müdürlerin olduğu okullarda ders açma süreci kolaylaşırken, desteklemeyen müdürlerin olduğu okullarda daha zor bir hal aldığına dikkat çekiliyor. Bu nedenle öğretmenler ve okul idaresi arasındaki işbirliği, dersleri açmada belirleyici bir faktör olarak görülüyor.

Bazı veliler ise, Lazca öğrenmenin çocuklara bir fayda sağlamayacağını, akademik başarı için bir katkısı olmayacağını veya çocukların Türkçe aksanlarının olumsuz etkileyeceğini düşünerek derslere sıcak bakmayabiliyor.

Araştırmaya katılanların derslerin devamlılığı noktasında sunduğu öneriler arasında, Laz kültürü ve dilinin önemliliğin aktarılması, velilerin bilinçlendirilmesi, Lazca dersi verilebilecek okulların önceden belirlenerek her ilçede Lazca seçmeli ders verebilecek bir öğretmenin bulundurulması öne çıkıyor.

Lazca derslerde hazırlık ve uygulama süreci

Lazca seçmeli derslerin programı ve ders materyali çalışmaları için MEB, Laz Enstitüsü ile işbirliği yaptı. Enstitü, 2013 yılında bakanlığa yaptığı başvuru sonucu, müfredat ve ders kitapları konusunda yetkilendirildi. Enstitünün hazırladığı ders kitapları için Diller için Avrupa Ortak Başvuru Çerçevesi’nden faydalanıldı; kitaplar 2014-2015 eğitim döneminden itibaren öğrenci ve eğitimcilere sunuldu.

2020 itibariyle MEB bünyesinde eğitim aracı olarak kullanılan dört ders kitabı bulunuyor: Lazuri 5, Lazuri 6, Lazuri 7 ve Lazuri 8. Kitapların tamamına, bakanlığın EBA internet sayfasından ulaşılabiliyor: https://www.eba.gov.tr/arama?q=Lazuri

Raporda, kitapların öğrencilere ulaştırılmasında bazı aksaklıklar olduğuna da dikkat çekiliyor. Seçmeli derslerin kitaplarının basımında belirlenen alt limitin düşürülmesi ya da tamamen kaldırılmasının, kitapların dağıtımına yardımcı olacağı belirtiliyor.

Kadrolu Lazca öğretmeni yok

MEB bünyesinde 2020 itibariyle kadrolu Lazca öğretmeni bulunmuyor. Seçmeli dersler, ancak Türkçe veya Sosyal Bilgiler branşlarında görevli öğretmenlerce verilebiliyor. Üniversitelerde, diğer diller için olduğu gibi, Laz Dili ve Edebiyatı veya Lazca Öğretmenliği gibi bölümlerin açılmasının, seçmeli Lazca derslerinin yaygınlaşması ve kalitesinin artmasına katkıda bulunacağı belirtiliyor.

Laz Enstitüsü, 2018 yılında Yaşayan Lazca projesi kapsamında MEB ile imzaladığı protokol ile, Lazca Eğitici Eğitimi düzenledi. Eğitim sonucu 19 öğretmen sertifika aldı; öğretmenlerden üçü bir sonraki yıl okullarında seçmeli Lazca sınıfı açtı.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun desteğiyle yürütülen Yaşayan Lazca projesi kapsamında ayrıca “Laz dilinde anadili temelli çok dilli eğitimin geliştirilmesi” adlı eğitici eğitmeni kitabı hazırlandı ve düzenlenen ayrı bir eğitimde çoğunluğu öğretmen 21 kişiye daha sertifika verildi.

Raporda, daha fazla eğitici eğitimi düzenlenmesinin derslerin verimliliği için önemli olduğuna dikkat çekiliyor. MEB protokolu kapsamında ikinci bir eğitim için öğretmenlerle iletişime geçilmiş olsa da, bakanlıkla protokolun tekrarlanması için yapılan girişimler henüz hayata geçirilemedi.

Yaşayan Diller ve Lehçeler dersine, MEB’in 2012 yılında yayınladığı Seçmeli Dersler Genelgesi’nde yer verilmişti. Bu sayede Türkiye’de Türkçe dışında konuşulan dillerin okullarda öğretilebilmesinin önü açılmıştı.

Raporun tamamını incelemek için tıklayın: MEB Yaşayan Diller ve Lehçeler: Seçmeli Lazca Dersi Raporu

Lazca Nedir?

Güney Kafkas Dil Ailesi’nin üyesi bir dil olan Lazca, Türkiye’nin Doğu Karadeniz bölgesinde Rize’nin Pazar, Ardeşen, Çamlıhemşin ve Fındıklı ile Artvin’in Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve Borçka ilçelerinde yaşayan Lazlar tarafından konuşuluyor. Lazca ile birlikte Megrelce, Svanca ve Gürcüce Güney Kafkas Dil Ailesinin diğer üyeleri.

Lazca 93 Harbi sırasında birçok ailenin göç ettiği Marmara Bölgesi’nde de birçok yerleşim biriminde, özellikle yaşlı kuşak arasında varlığını sürdürüyor. Lazca, Gürcistan’ın Batum şehri ve bağlı köylerinde de konuşulmaya devam ediyor.

Laz dili, Unesco Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre “kesinlikle tehlike altında” statüsünde bulunuyor. Ayrıca Doğu Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yürütülen akademik çalışmaların bulguları da, Lazcanın yok olma tehlikesi altında olduğu görüşünü destekliyor.

Mayıs 2013’te kurulan Laz Enstitüsü ise Lazca seçmeli derslerin hayata geçirilmesi sürecinde aktif rol oynadı. Enstitü, evrensel dünya mirasının bir parçası olan Laz halkının dili, kültürü ve tarihinin korunması, geliştirilmesi ve yeniden üretilmesini amaçlayarak çeşitli sivil toplum projeleri yürütüyor.

arrow