LAZURİ ENSTİTU

Laz Enstitüsü - Laz İnstitute - Lazepe Do Lazurişi Oxori
Ana Sayfa Blog Sayfa 15

Jilemona – Geleneksel Laz Müziği Belgeseli

Jilemona*

“Geleneksel Laz Müziği Belgeseli”

Bu çalışma bir Laz Enstitüsü projesi olarak Laz kültürünün yaşayan insan hazineleri olan kaynak kişilerle 2016 – 2017 yılları arasında 20 planlı görüşme ve birçok plansız görüşme sonucu hazırlanmıştır. Kaynak kişilerden imeceler, düğünler, cenazeler gibi kültür ürünlerinin inşa edildiği geleneksel ortamlarda söylenen 47 farklı Laz halk şarkısı derlenmiştir. Ayrıca İsmail Avcı Bucaklişi’nin 2008 Temmuz ayında derlediği Laz müziğinin geleneksel ortamlarına bir iki örnek kaydı da bu belgeselde kullanılmıştır. Belgesel, alan araştırması sırasında yapılan röportajlar ve halk şarkılarının yer aldığı videolarından oluşmaktadır.

 

Derleyen ve Hazırlayan: Onur Kahveci

Projenin adı: “Geleneksel Laz Müziği Üzerine Bir Alan Araştırması”

Belgeselin Adı: Jilemona “Geleneksel Laz Müziği Belgeseli”

Kurgu ve Montaj: Aslı Ertürk

Alt yazı çeviri: Onur Kahveci, Abide Kahveci, Gülten Balcı, Selen Balcı

 

Teşekkürler…

Bu çalışma fikrinin ortaya çıkmasındaki katkılarından dolayı İsmail Avcı Bucaklişi’ye, yönetim kurulu üyeleri Mustafa Sonbay, Ali Hacıibrahimoğlu, Hilmi Hacaloğlu’na, çalışmanın alan araştırması kısmında kaynak kişilere ulaşmamı sağlayan Murat Ercan Murğuluşi, Yalçın Kuyumcu, Ali Kuyumcu, Ramazan Kosanoğlu Klemurişi, Ali Gümüş, Hatice Şahin’e, hem kaynak kişiye ulaşmam da hem de proje boyunca desteğini esirgemeyen, drone ve horon bölümündeki kamera görüntülerini paylaşan Sinan Serin’e, ulaşım konusunda yardımcı olan başta değerli Şeref Kahveci olmak üzere Ömer Kahveci ve Vezir Yazgan’a, kaynak kişilere ulaşmadaki yardımlarından dolayı Cemal Kahveci ve Adem Akatin’e, çalışmanın oluşmasına katkı sunan Atakan Özyurt, Murat Kurkut, Gönül Kurkut, Gülten Balcı, Selen Balcı, Abide Kahveci, İbrahim Kahveci, Ali Sarı, Yılmaz Güloğlu’nun ailesi Muzaffer ağabey, torunu Zeynep’e, çalışmanın asıl mimarları olan kaynak kişiler Nazım Kus, Fatma Şahin, Meryem Kahveci, Gülsüm Kahveci, Havva Kuyumcu, Havva Akatın, Bakiye Kuyumcu, Hatice Kuyumcu, Ruksan Yenigün, Yılmaz Güloüğlu ve Ahmet Ali Yeniçırak’a bir teşekkürü borç bilirim.

Çalışmanın en başından beri desteğini esirgemeyen Doç, Dr. Zeynep Gonca Girgin’e, çalışma proje aşamasında destek veren Doç. Dr. Burcu Yıldız Ataş’a, her zaman yanımda olan değerli hocalarım Doç. Dr. Belma Kurtişoğlu’na, Öğr. Gör. Serkan Şener’e, İTÜ Türk Musiki Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü hocalarına ve Prof. Songül Karahasanoğlu’na teşekkür ederim.

Onur Kahveci

www.lazenstitu.com

https://www.facebook.com/LazEnstitusu/

İletişim: onurkahveci53@gmail.com

* “Jilemona” Lazca’da evin arkasındaki ya da yakınındaki bahçe anlamında kullanılıyor. Havva Akatın gelini için söylediği destanda “E verane jilemona livadi skani dixo muti var uğun tadi” derken gelinini kaybettiği için artık o bahçeye gidemediğinden yakınıyordu. Geleneksel Laz müziği bilinenin aksine saklı kalmış, arkada kalmış, ne yazık ki unutulmaya yüz tutmuştur. “Jilemona”, zaman zaman hatırladığımız, hatta daha çok uzaklaştığımız, arka bahçede tuttuğumuz, sözünü etmekten sakındığımız geleneksel halk müziğidir.

© Tüm Hakları Laz Enstitüsü ve Onur Kahveci’ye aittir.

For English

Not: Belgeselin gösterimi için düzenlenecek etkinliğin tarihi yakında duyurulacaktır.

Jilemona – Traditional Laz Music Documentary

  1. As a project of The Laz Institute, this work is designed as a result of 20 planned and many unplanned interviews that are held with the people who are living inheritors of Laz culture between 2016-2017. 47 different Laz folk songs that are told in traditional environments like collective works, wedding ceremonies and funerals, in which cultural production is built, are compiled from the sources. Also, 2 epic recordings that İsmail Avcı Bucaklişi compiled in 2008 July are used in this documentary.  The documentary consists of the interview and folk song videos that are recorded during the field work.

 

Compiled and Prepared by: Onur Kahveci

Project Name: “A Fiedlwork On Traditional Laz Music”

Documentary Name: Jilemona “Traditional Laz Music Documentary”

Editing and Montage: Aslı Ertürk

Subtitle: Onur Kahveci, Abide Kahveci, Gülten Balcı, Selen Balcı

 

Thanks…

I owe a debt of gratitude to İsmail Avcı Bucaklişi who contributed a lot in shaping the project idea, to the board members Mustafa Sonbay, Ali Hacıibrahimoğlu, Hilmi Hacaloğlu, to Murat Ercan Murğulişi who enabled me to find my sources during the field work, to Yalçın Kuyumcu, Ali Kuyumcu, Ramazan Kosanoğlu Klemurişi, Ali Gümüş, Hatice Şahin, to Sinan Serin who provided full support both in reaching the sources and in the project process and who shared his drone and camera records in “Horon” part,  to Şeref Kahveci, Ömer Kahveci and Vezir Yazgan who helped me in transportation, to Cemal Kahveci and Adem Akatin who helped me in reaching the sources, To Atakan Özyurt, Murat Kurkut, Gönül Kurkut, Gülten Balcı, Selen Balcı, Abide Kahveci, İbrahim Kahveci, Ali Sarı, Yılmaz Güloğlu’s son Mr. Muzaffer and his grandaughter Zeynep who contributed in preparation of the work,  to Nazım Kus, Fatma Şahin, Meryem Kahveci, Gülsüm Kahveci, Havva Kuyumcu, Havva Akatın, Bakiye Kuyumcu, Hatice Kuyumcu, Ruksan Yenigün, Yılmaz Güloüğlu and Ahmet Ali Yeniçırak who are the actual heroes of the project.

Many thanks to Assoc. Prof. Dr. Zeynep Gonca Girgin who provided full support from the very beginning of the project, to Assoc. Prof. Dr. Burcu Yıldız Ataş who supported me in the process of the project, to my dear professors Assoc. Prof. Dr. Belma Kurtişoğlu and Dr. Serkan Şener who always stand by me, to Prof. Songül Karahasanoğlu and to all the professors in ITU Turkish Music Conservatory Musicology Department

Onur Kahveci

www.lazenstitu.com

https://www.facebook.com/LazEnstitusu/

Mail adress: onurkahveci53@gmail.com

* “Jilemona” means backyard or the yard close to home in Laz language. Havva Akatın was expressing her sorrow by saying “E verane jilemona livadi skani dixo muti var uğun tadi” in her epic for her daugther-in-law as she cannot go to that yard because she lost her daughter-in-law. Contrary to what is known, traditional Laz music is remained hidden, kept in the background and unfortunately is about to extinct. “Jilemona” is the folk songs which we refrain from mentioning even we remember time to time, from which we get further away, which we keep in the backyard.

© All Rights Belong To The Laz Institute and Onur Kahveci.

Türkçe için

Dünya Anadil Günü Etkinliği

Dünya anadil günü etkinliği kapsamında 25 Şubat Pazar günü enstitümüzün Kadıköy’deki yerinde buluşuyoruz. Anadilin önemi üzerine konuşacağımız etkinliğimiz herkese açıktır. Mboli Mboli Lazuri P’anda Lazuri

Ortaokullar İçin Hazırlanan Lazca Ders Kitabı Lazuri 7 Hazır

Laz Enstitüsü tarafından hazırlanan Ortaokul 7. sınıf Lazca ders kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından kabul edilmiştir.

 “Fatmagul’un suçi yok, biz oni Bihter sanduk”

 

 

ONUR KAHVECİ

onurkahveci53@gmail.com

Popülerleşen Doğu Karadeniz yaylaları, Karadeniz coğrafyasının müzikleri, HES projeleriyle yıpranan dereler… Bir çoğumuz bulutların üzerinde fotoğraf çekilebilmek için geziler planlıyoruz. Karadeniz müzikleri dinlemek için konserlere gidiyoruz. Bunlar hepimizin gördüğü, bildiği şeyler. Ancak Karadeniz’in zengin kültürü popülerleştikçe bir dizi değişime uğruyor. Teknolojinin gelişmesi ve küreselleşmenin özellikle 90’lı yıllarda başlayan etkisiyle kültürel etkileşim ve geleneksel müzik gün geçtikçe yerini küre-yerel[1] yeni üretimlere bırakıyor. Karadeniz bölgesinin otokton halkları Lazlar ve Hemşinliler’in unutulma tehlikesi altında olan dilleri, kültürlerinin yanı sıra geleneksel müzikleri de küre-yerel üretimlerle birlikte yozlaşıyor. Bu değişim ve etkileşimin burnunu kıvırdığı yöne bakmak gerek, çünkü toplumsal dönüşümler kültürel alanlarda inşa ediliyor. Bu yazının konusunu da bahsettiğim dönüşümün neye dönüştüğünü gösteren somut bir örnek oluşturuyor.

 

Son zamanlarda tulum ile oynanan horonlarda sıkça karşılaşacağımız bir atma türkünün sözleri “Fatmagul’un suçi yok, biz oni Bihter sanduk”. Alan araştırması için gittiğim memleketim Rize’nin Ardeşen ilçesinde Fırtına deresi kenarında bir alabalık tesisinde oturuyoruz. İstanbul’dan misafir olarak hocam gelmiş. Az önce, buraya en fazla bir saatlik uzaklıktaki bir köyde alan çalışmamla ilgili görüşmelerimizi gerçekleştirmişiz. Destan, ağıt, ninni, atma türküler duymuşuz. Kulağımızda hoş bir tını var. Yaşayan güncellenen geleneğin sesi konuşuyor. Yüreğimiz Havva teyzenin ağıtlarıyla, acılarıyla dolmuş. Yorulmuşuz, hüzünlenmişiz, dertlenmişisiz.  O eski günleri yad etmişiz. İmecelerdeki eğlenceyi, köy düğünlerindeki ritüelleri anmışız. Bir taraftan da derenin gür sesiyle çaylarımızı yudumluyoruz.

O sırada bir tur şirketinin otobüsü yanaşıyor tesisin yanına. Son yıllarda oldukça ‘popülerleşen’ yaylaları, vadileri görmeye gelen insanlar indi otobüsten. Popülerleşti dediysem, bölgede kurulan HES’lere karşı yapılan direniş gündemiyle değil elbet. Turistik malzemeye dönüştürülen o güzelliğini kendisi kadar doğal bir varlık olan insandan hiç sakınmadığından bu popülerlik.

15-20 kişilik bir grup, bir rehber eşliğinde. Birkaç fotoğraftan sonra “tulum tulumm” seslerini duyuyoruz kalabalıktan. Tulumcu kalabalığın ortasına geliyor ve tulumu şişirmeye başlıyor. Rehber Karadenizli kimliğiyle horon oyununu yöneten rolünde; komutlar veriyor, insanlara naralar attırıyor. Horon ekibi iyiden iyiye kalabalıklaşıyor. Tulumcu Rize horonunun forasını çalmaya duruyor ki rehber son yılların o meşhur atma türküsünü söylemeye başlıyor. Eskiden atma türkülerin hikayeleri olurdu. İki kişi karşılıklı oturduğunda ya da horonlarda atışırlardı eskiler. Her atma türkünün ayrı bir havası olurdu. Bir bağlamı, yaşanmışlığı, uyumu, ahengi…

 

tüm katılımcılarla eşlikli söylenerek kulaklarımıza sızan sözler şöyle;

 

“Bir anlam veremedum

Şu kuşlarun goçine

Biri bana soylesun

Fatmagul’un suçi ne?

Fatmagul’un suçi yok.

Biz onu Bihter sanduk.

Karolini versalar

Oyle bir geçer zaman”

 

Benim uzun zamandır İstanbul’daki Laz ve Hemşin düğünlerinde duyduğum bir şeydi.  Nitekim tulum icracısı olmam bu duruma sebebiyet veriyordu. Hocam için yeni bir şeydi belki, bense ilk defa duymamıştım ama birkaç saat öncesinde duyduğum ağıtlar, destanlar üzerine birlikte düşünme zeminimizi yarattı belki. Hocamla birbirimize baktık. Köyde teyzelerden duyduklarımız, dinlediklerimiz ile bu çok farklıydı.

Bir an durduk, aslında kilitlendik. “Fatmagul’un suçi yok, biz oni Bihter sanduk” cümlesinin eş anlamlısı “Bihter gibi kocasını aldatan bir kadın olduğu için temiz saf Fatmagül’e tecavüz ettik” hikayesini anlatmıyor muydu? Kadına bir eşya muamelesi yapan, erkek oradaydı, tecavüzü meşrulaştıran gülüş oradaydı! İçinde tecavüzü toplumun önüne süsleyerek sunan ve ensest ilişkinin en yoğun yaşandığı meşhur televizyon dizilerinin hikayesi vardı. Toplumun cinsiyet kodlarına bir gönderme miydi? Horondakiler sözleri komik bulmuşlardı anlaşılan. Çünkü kimseden bir tepki gelmiyordu. Belki de onlara Temel ile Dursun fıkralarını hatırlatmıştı. Ya da yıllardır duydukları “Lazlar’ın akılları 12’den sonra çalışmaz” hikayelerini. Bizim de yıllardır bunun bir aşağılama politikası olduğunu kanıtlamaya çalıştığımız o meşhur hikayeyi.

Tur gezginleri uzaklaşırken derenin sesi azalıyordu. Elimizden kayıp giden o gür sesli derelerimiz gibi türkülerimizde yozlaşıyordu. Bizim folklorümüzün sesiydi kayıp giden. Bizim iç sesimiz derin bir şaşkınlıkta kaldı…

“Eskiler güzeldi ah oğlum. Şimdi kimsenin kimseye itimadı yok.”

Havva teyze ağlıyordu kaybettiklerine. Acılarına, hüzünlerine, yaşayamadığı o neşeli günlere.

Zaman Ah’lar, vah’lar etmenin zamanı değil; bir an önce neleri kaybettiğimizin bilinciyle, kültürel miras unutulmadan, tamamen yozlaşmadan sımsıkı sarılmanın zamanıdır. Bizleri, niteliklerimizi, kültürlerimizi yaşatmak hepimizin görevidir.

 

 

 

[1] Evrensel olan ile yerel olanın birlikte sunulması

Lazika Korosu Seçme Başvuruları

Lazika korosu, Laz halk müziğinin geleneksel şarkılarını seslendirmek amacıyla 2016 yılında Laz Enstitüsü bünyesinde kurulmuştur. Çok kısa bir sürede çeşitli etkinliklerde yer almış, Laz geleneksel müziğini evrensel değerlerle çok sesli yapıda yeniden düzenlemiştir. Koro kurucu şefi Emine Çolak ile çalışmalarını yürütmektedir.

Seçmeler 23 – 24 Eylül 2017 Saat 13:00 – 18:00 arasında Laz Enstitüsü’nde gerçekleşecektir.
Adres: Halitağa Cad. No:32/28 Özlem İşhanı 3.Kat Rasimpaşa Mah.
Kadıköy

Başvuru Formu: https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSc1_SzlNdQkesfAH3pEYwreo03ijiBAHwGJ7b4WPXW-ltA3uw/viewform?c=0&w=1

Açıklama

Laz Enstitüsü, esas olarak yok olma tehlikesi altında bulunan Lazcanın yaşatılması gayesi ile kurulmuştur. Bu amacı gerçekleştirmek için araştırma ve eğitim çalışmaları yürütür. Resmi olarak kurulduğu 17 Mayıs 2013 tarihinden beri bu amaç doğrultusunda çalışmalarını sürdürmekte, araştırma ve eğitim kuruluşları, akademik çevreler, ilgili stk’lar ve devlet kuruluşları ile ortak çalışmalarda bulunmaktadır.
Laz Enstitüsü, “Lazcanın yaşatılmasını” değerli ve biricik bir amaç olarak görmektedir ve faaliyetlerini bu noktada yoğunlaştırmıştır.
Laz Enstitüsü’nün tüm bu faaliyetleri yönetim kurulunun bilgi ve onayı ile yapılır.
Tüzüğünde de belirtildiği üzere, yönetim kurulunun bilgi ve (yazılı) onayı olmadan, Enstitü adı kullanılarak yapılan iş ya da etkinlikler Laz Enstitüsü’nü hiçbir şekilde bağlamamakta, Enstitü bu tür etkinlikleri sahiplenmemektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Yönetim Kurulu

15.05.2017

2025 Lazuri Duvar Takvimi

2025 Lazuri Duvar Takvimi: Bir Kültürel Hafıza ve Dil Yaşatma Projesi   Laz Enstitüsü tarafından hazırlanan 2025 Lazuri Duvar Takvimi, Lazcanın yaşatılması ve kültürel hafızanın korunması...